Ben birisiyim…

Selam, ben birisiyim ve hatta adım da var. Feride Dicle.

Uyuduktan sonra şanslı olanlar gibi şimdiye kadar uyandım da. Kahve içerim uyanınca. Günde sanırım iki litreden fazla da su içerim. Öyle sağlıklı olmak için de değil, çok susarım. Meyve alırım bazen sonra neden yemem gerektiğini kendime anlattığımı fark edip, ilk ısırıkta vardır hikmeti diye başlarım. Yemek yemeye durduğumda düşünürüm bazen… Yediklerim kendi hakkım mı, fıtratım var ya, ya da hak mı aşıyorum, kalbimde adalet olsun isterim ya. Geceleri uyku zor gelir ama insanlardan birisini değil, yatağımı ve yorganımı kucak bildiğimden beri o da oluyor, bazen, çoğunlukla…

Ben bir kartvizit değilim.

Ben birisiyim.

Bir selam edeyim dedim. Birileri bana “Konuşmayı pek beceremiyorsun, yaz bence sen!” dediğinde, önce o olmasa da hayatım olur dedim, sonra vardır birileri diye yola durdum.

Bir bağımsız filmde simitinden susamları ayırarak yiyen amca da sabahları çay içer, değil mi?

Aaa, öyle depresyonla kendini tanımlamak yok. Tuhaf bir bağımsız film kahramanı olmuş olayım ve hazır indirimdeyken blog açmış olayım.

Neden olmasın?

Neden olmasın sorusuna cevap bulunur. Olmuş yapıverdim tepkisine cevap ön yargısız nasıl gelir?

Selamla kalın.

Feride Dicle